6502-Sayılı-Tüketicinin-Korunması-Hakkında-Kanun

6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun

Tüketici Hakları

Önce tüketiciyi tanımlayarak başlayalım. Tüketici ilgili kanun maddesinde ticari yada mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ve tüzel kişi olarak tarif edilmiştir. Tüketicinin aldatma, hile, ayıplı mallar gibi bir çok konuda bilinçlendirmek ve korunmasına vesile olmak  amacıyla çıkarılan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ‘un öncelikli amacı,  tüketicilerin ekonomik, sağlık, güvenlik gibi temel çıkarlarını savunmak ve korumaktır. Bir tarafında tüketicinin yer aldığı her türlü sözleşme ile tüketicilere yönelik her türlü işlem ve uygulamalar 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun kapsamında yer alır.

 

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Temel Düzenlemeleri Şöyledir;
  • Kanunda yazılı olarak düzenlenmesi öngörülen sözleşmeler ile bilgilendirmeler en az on iki punto büyüklüğünde, anlaşılabilir bir dilde ve okunabilir bir şekilde düzenlenmek zorundadır.

  • Sözleşmede öngörülen koşulların, sözleşme süresi içerisinde tüketiciler aleyhine değiştirilmesi yasaklanmıştır.

  • Tüketicilerden, kendilerine sunulan mal veya hizmet kapsamında haklı olarak yapılmasını bekledikleri ve sözleşmeyi düzenleyenin yasal yükümlülükleri arasında yer alan edimler ile sözleşmeyi düzenleyenin kendi menfaatleri doğrultusunda yapmış olduğu masraflar için ek bir bedel talep edilmesi yasaklanmıştır.

  • Tüketicilerden talep edilecek her türlü ücret ve masrafa ilişkin bilgilerin, sözleşmenin eki olarak tüketicilere ayrıca verilmesi zorunluluğu getirilmiştir.

  • İşyeri dışında kurulan sözleşmeler, mesafeli satışlar, devre tatil sözleşmeleri, ön ödemeli konut satışları ve tüketici kredisi sözleşmelerinde tüketicilerin 14 günlük, taksitle satış sözleşmelerinde 7 günlük cayma hakkı vardır.

  • Vitrinde, rafta, elektronik ortamda veya açıkça görülebilir herhangi bir yerde teşhir edilen mal veya hizmetin, satılık olmadığı belirtilen bir ibareye yer verilmedikçe, satışından kaçınılamaz.

  • Sipariş edilmeyen malların gönderilmesi ya da hizmetlerin sunulması durumunda, tüketicilere karşı herhangi bir hak ileri sürülemez. Bu hâllerde, tüketicilerin sessiz kalması ya da mal veya hizmeti kullanmış olması, sözleşmenin kurulmasına yönelik kabul beyanı olarak yorumlanamaz. Tüketicilerin malı geri göndermek veya muhafaza etmek gibi bir yükümlülüğü yoktur.

  • Tüketici ürünleri ile tüketicilere sunulan hizmetler, can ve mal güvenliğine ve çevreye zarar vermemeli, uygulanması zorunlu her türlü idari ve teknik düzenlemeye uygun olmalıdır.

  • Halk arasında saadet zinciri olarak bilinen, katılımcılarına bir miktar para veya malvarlığı karşılığında sisteme aynı şartlar altında başka katılımcılar bulma koşuluyla bir miktar para veya malvarlığı kazancı olanağı ümidi veren ve malvarlığı kazancının elde edilmesini tamamen veya kısmen diğer katılımcıların da koşullara uygun davranmasına bağlı kılan, gerçekçi olmayan veya gerçekleşmesi çok güç olan kazanç beklenti sistemi piramit satış olarak tanımlanmış ve piramit satış sisteminin kurulması, yayılması veya tavsiye edilmesi yasaklanmıştır.

  • Tüketici vasfını taşıyan kişilerin satın almış olduğu mal veya hizmetlere ilişkin herhangi bir uyuşmazlık yaşaması durumunda, uyuşmazlığın parasal değerine göre, illerde Ticaret İl Müdürlükleri ile ilçelerde Kaymakamlıklar bünyesinde oluşturulan Tüketici Hakem Heyetlerine ve adliyelerde bulunan Tüketici Mahkemelerine uyuşmazlığın çözümü için başvuru yapmaları mümkündür.

Bir Cevap Yazın